Altını Borçla Satın Almak, Borç Olarak Vermek ve Borcu Ödemekle İlgili Açıklamalar
1. Altını Borçla Satın Almak
Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
“الذهب بالذهب والفضة بالفضة والبر بالبر والشعير بالشعير والتمر بالتمر والملح بالملح، مثلا بمثل، سواء بسواء، يدا بيد، فإذا اختلفت هذه الأصناف فبيعوا كيف شئتم إذا كان يدا بيد”.
“Misline misil, ağırlıkları eşit olması ve elden ele teslim edilmesi şartıyla; altına altın, gümüşe gümüş, buğdaya buğday, arpaya arpa, hurmaya hurma ve tuza tuz satın. Eğer bu sınıflar farklı ise, elden ele olması şartıyla dilediğiniz şekilde satın.”
[Müslim]
Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem, altının altınla vadeli olaraksatılamayacağını açıkça bildirmiştir:
“Misline misil, ağırlıkları eşit olması ve elden ele teslim edilmesi şartıyla altına altın…”
ve
“Elden ele olması şartıyla satın.”
Satanlar açısından; altın saf olmasa, işlenmiş olsa, takı, küpe, bilezik, zincir vb. olsa bile altın hemen teslim edilmeli, satın alan da parasını hemen ödemelidir.
Aynı yerde, aynı oturumda olmalıdır; biri teslim ederken diğeri öder. Saf olsun veya olmasın, işlenmiş olsun, vadeli veya taksitli satış caiz değildir.
Parası peşin ödenen altının satışı geçerlidir; taksitli olan geçersizdir, reddedilir, caiz değildir.
Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
“بيعوا الذهب بالفضة كيف شئتم يدا بيد”
“Elden ele teslim edilmesi şartıyla, istediğiniz şekilde altına karşılık gümüşü satın!”
[Tirmizî]
Buna şu da eklenmiştir:
“نهى النبي صلى الله عليه وسلم عن بيع الذهب بالورق دينا، ونهى عن أن يباع غائب منها بناجز”
“Nebi SallAllahu Aleyhi ve Sellem, borçla altına karşılık gümüşün satışını yasakladı. Ayrıca, bulunmayan bir şeyi mevcut olanla satıştan da men etti.”
Bir soruda şöyle denmiştir:
“5.000 TL’ye altın alsa, ben onun 1.000 TL’sini alıp altını takınacak olana veriyorum, sonra kalan 4.000 TL’yi bana her ay 1.000 TL olarak 4 ayda veriyor.”
Bu satış caiz değildir.
1.000 liralık kısmı caizdir; vadeli veya taksitli 4.000 liralık kısmı caiz değildir.
Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
“ما كان يدا بيد فخذوه وما كان نسيئة فذروه”
“Elden ele teslim edilen (altını) alın; vadeli ise onu terk edin (ondan vazgeçin) ”
[Buhârî]
Kişi hata etmişse veya hükmü bilmeden altını borçla almışsa, borcu ödeme gününün fiyatıyla değil, satın aldığı günün fiyatıyla öder.
Borçla satın alıp ödeme günü geldiğinde o günün gram fiyatına göre ödemek caiz değildir; bu durumda riba (faiz) olur.
2. Altın Olarak Borç Vermek
Eğer altın olarak borç verilirse, altın olarak geri alınır.
Örneğin, bugün 27.10.2025’te 100 gram 24 ayar altın bir kimseye borç verilirse, gelecek sene 27.10.2026’da aynı miktarda altın geri alınmalıdır.
Eğer para olarak ödenecekse, borcu iade etme tarihinde altının o günkü değeri kadar para verilmesi yeni bir işlemle olur.
Yani borcu ödeme tarihi geldiğinde borçlu kişi, “Bunun fiyatı kadar para vereyim” derse, önce bir bozma işlemi yapılır:
Ödeme günü olan 27.10.2026’da altının fiyatına bakılır, 100 gramın değerine karşılık para ödenir.
Hadis-i şerifte şöyle geçmiştir:
İbn Ömer RadiyAllahu Anh şöyle dedi:
” كنت أبيع الإبل بالدنانير وآخذ الدراهم، وأبيع بالدراهم وآخذ الدنانير، فسألت رسول الله صلى الله عليه وسلم عن ذلك فقال:”لا بأس أن تأخذها بسعر يومها ما لم تفارقا وبينكما شيء”
“(Veresiye olarak) develeri dinarlarla satıyordum, karşılığında dirhem alıyordum; bazen de dirhemlerle satıyor, dinar alıyordum. Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e bunu sordum. Şöyle buyurdu: ‘Aranızda bir şey kalmaksızın, ayrılmadan o günün fiyatıyla almanızda sakınca yoktur.’”
(Ahmed b. Hanbel 6239; Ebû Dâvûd 3354; Tirmizî 1242; Nesâî 4582; İbn Mâce 2262)
İbn Ömer, develeri veresiye olarak dinarla satıyor, ödeme günü geldiğinde dirhem alıyordu. Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem bunu onaylamış ve işlemin tam doğru olabilmesi için nasıl yapılacağını öğretmiştir:
Ödeme günü geldiğinde, ayrılmadan ve borçtan bir şey kalmadan, o günkü fiyatla ödeme yapılmalıdır.
Bu, satış günüyle değil, ödeme günüyle ilgilidir.
Borcu ödeme gününde “bir dinar kaç dirhem eder” diye bakılır, fiyat öğrenilir, iki para arasında bozma işlemi yapılır, sonra ikinci işlemle dirhem yerine diğer parayla ödeme yapılır.
Burada deve gibi bir malın parayla satılması söz konusudur. Malın fiyatı bir para birimiyle belirlenir; ödeme günü geldiğinde aynı miktar ödenir.
Örneğin, bugün bir deve 1 milyon TL’ye satılırsa, ödeme günü geldiğinde borçlu 1 milyon TL ödeyecektir.
Eğer başka parayla ödemek isterse, ikinci işlem yapılır: ödeme gününde TL ile diğer para arasında kur sorulur ve buna göre ödeme yapılır.
Hata ile veya şer’i hükmü bilmeden veresiye altın alışverişi yapılırsa; bir milyon TL ile altın satın alınmışsa, ödeme gününde bir milyon TL ödenir.
Eğer başka bir para birimiyle ödemek isterse, o günkü kura göre bozma işlemi yapılır ve bu şekilde ödenir.
Ödeme gününde mal ikinci defa değerlendirilmez, çünkü satış daha önce yapılmış ve bitmiştir. Fiyat değişmez.
TL’nin değeri yükselmiş veya düşmüş olsa bile bakılmaz; satış günündeki fiyat esas alınır.
Ödeme günü, satış gününün fiyatı ödenir; aksi hâlde riba (faiz) olur.
Esad Mansur