Soru:
Evlilik kaza mıdır, irade midir?

Cevap:
Kaza, insana hâkim olan dairede meydana gelen hususlardır. Bunlar ise ya varlık nizamının iktiza ettiği hususlardır ya da insanın engelleyemediği şekilde, onun üzerinde meydana gelen husus ve fiillerdir.

Evlilik ise insanın iradesiyle tamamlanan bir husustur. Bir erkek ve bir kadın kendi rızalarıyla birbirlerini seçerler veya kabul ederler.

Zira evliliğin birinci şartı, kadının icabı ve erkeğin kabulüdür. Önce kadın icapta bulunarak “Falanca erkekle evlenmeyi kabul ettim” der. Ardından erkek “Falanca kadınla evlenmeyi kabul ettim” der veya benzer ifadeler kullanırlar.

İkinci ve üçüncü şart ise, birbirleriyle evlenmek üzere söyledikleri sözlerin ve maksadın tamamen birbirine mutabık olmasıdır. Zaman kipi, anlam veya içerik açısından hiçbir şekilde birbirine muhalif olmamalıdır.

Bunun anlamı, evlilik işleminin kendi iradeleriyle gerçekleşmiş olmasıdır. Dolayısıyla bundan sorumludurlar. Evlendikleri için sevap kazanırlar; zira Allah’ın ve Rasulü’nün emrine uymuş olurlar.

Bir Müslüman erkek müşrik kadınla evlenirse, bu evlilik batıl sayılır ve bundan dolayı günahkâr olur. İslam Hilafet Devleti bulunduğunda ise hem onu boşamaya zorlar hem de cezalandırır. Yine bir Müslüman kadın herhangi bir gayrimüslim ile evlenirse, evliliği batıldır. İslam Hilafet Devleti olunca onları ayırmaya zorlar ve cezalandırır.

Bu nedenle evlilik kaza değildir; insanlar kendi rızalarıyla evlenirler ve bundan sorumlu olurlar. İstedikleri zaman, şer’î hükümlere binaen ayrılabilirler. Allah, insanları bu evliliğe zorlamamıştır. Ancak ezelden beri bunu bilir. Onun ilmi onları evliliğe zorlamaz. Aynı zamanda Allah’ın iradesinin dışında bir şey gerçekleşmez. Bunun anlamı, evliliğin Allah’a rağmen değil, O’nun otoritesi ve mülkü dâhilinde olduğudur. Allah dilerse engeller, fakat engellemek veya zorlamak istememiş ve insanları bu konuda serbest bırakmıştır.

Kıyamet günü ise, sahih evliliklerine, birbirleriyle güzel geçinmelerine ve evliliklerini İslam ahkâmına uygun şekilde sürdürmelerine karşılık bol sevap verecektir. Aksi takdirde cezalandıracaktır. Eğer Allah insanın yaptığı şeye mukabil sevap veya ceza veriyorsa, bunun anlamı fiilin insan iradesiyle gerçekleşmiş olması ve onun Allah karşısında mesul olmasıdır. İslam Hilafet Devleti de buna göre hüküm verir.

Eğer eşler geçinemiyorlarsa veya birbirlerine uygun olmadıklarını fark ediyorlarsa, Allah boşamayı ve hul’u meşru kılmıştır. Erkek boşayabilir, kadın da hul’ isteyebilir. Bunlarla ilgili şer’î hükümler vardır. Biz bu hükümleri Bakara Suresi 227–237. ayetlerin tefsirinde açıkladık. Oraya dönüp okuyabilirsiniz. Bunun anlamı, evlilik ve ayrılığın insan iradesiyle olduğudur.

Müslümanlar, Allah’tan yardım isteyerek eşlerini şer’î hükümlere göre seçsinler ki mutlu bir evlilik sağlasınlar.

Esad Mansur