Soru:

Mecliste yer alan ve hazineden yardım alan siyasi partilerin il veya ilçe başkanlıkları ziyaret edildiğinde, bunların ikram ettikleri çay vb. tatlıyı yemenin hükmü nedir?

Sonuçta bu siyasi partilerin yaptıkları iş haramdır ve bu yolla hazineden para kazanıyorlar. Bu meseleye nasıl bakmamız lazım?

Cevap:

Gasp etmek ve çalmakla elde edilen maldan biri ikram ederse kabul edilmez. Çünkü mal bu kişinin değildir; kendisine haram olur. Gaspçı veya hırsızların ikramı kabul edilmez, yenmez, içilmez. Çünkü bu, ikram edenin malı değildir. Faiz de bunun gibidir. Bunu almak caiz değildir. Alana haram mal sayılır. Ondan ikram kabul edilmez. Yetim malını yiyen kimse bu maldan ikram ederse kabul edilmez.

Bakara Suresi 279. ayette geçtiği gibi: “Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir.”

Nisa Suresi 10. ayette: “Yetim parasını yiyenler ancak karınlarına ateş yerler.” diye uyarıldı.

Bir kişinin, bildiği hâlde kendisine faizden veya haksızca aldığı yetim parasından ikram edilirse, kabul etmesi caiz değildir.

Fakat haram işte çalışan kimsenin ikramı farklıdır. Misal olarak anonim şirkette, bankada veyahut sigorta şirketinde çalışıyorsa, bu çalışma haramdır. Fakat aldığı ücret bizatihi haram değildir; kazanma yolu haramdır. Kazandığı ücret veya mal haram değildir. Yaptığı işten dolayı günahkâr olur; ücret haram mal sayılmaz, hırsızlık veya gasp malı gibi değildir. Bu nedenle ücretinden ikram ediyorsa, onun ikramını kabul etmek mekruhtur. Çünkü mal başkalarına ait değildir; onu çalışarak elde etti. Fakat yaptığı iş caiz değildir, aldığı ücret onundur.

Buna benzer şekilde demokrasiye ve laik sisteme uyarak çalışan siyasi partiler, milletvekilleri ve benzerlerinin siyasi çalışmaları haramdır; onlar günahkârdır. Bu yolla mal kazanırlar. Kendilerine bir ücret, yardım veyahut ödül olarak bazı şeyler verilir. Onların bu verilenlerden yaptıkları ikram mekruh olur.

Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu:

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَاشْكُرُوا لِلَّهِ إِنْ كُنتُمْ إِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

“Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların tayyip (temiz) olanlarından yiyin. Eğer yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız O’na şükredin.” (Bakara 172)

Tayyip olan rızık hem helal olan rızık manasında geçer hem de hoş, sevdiğiniz helal maldır.

Helal mal olunca yenir; fakat kazanma yolu kötü olduğundan dolayı ondan yemek mekruh olur.

Kişi bu hâlde kazandığı malın zekâtını vermelidir, çocuklarına ve ailesine harcamalıdır. Bundan sadaka da verebilir.

Fakat hırsızlık, gasp, faiz ve yetim malı gibi malları hemen sahibine iade etmelidir. Bankadan aldığı faizi, sahibinin kim olduğu bilinmediği için herhangi bir yere, fakirlere verir; fakat sevabı yoktur. Bir daha yapmamak üzere tövbe eder ve salih amel yapmaya çalışır.

Esad Mansur