Haberlere Kısa Bir Bakış

  • İran, Amerika ile müzakerelere katılmayı reddediyor

21/04/2026 tarihinde Pakistan’da yapılması planlanan İran-Amerika müzakerelerinin ikinci turunun ertelendiği açıklandı. JD Vance müzakerelere katılmak üzere seyahate hazırlanıyordu. Ancak İran heyeti seyahat etme niyetini açıklamadı ve görüşmeler belirsiz bir tarihe ertelendi. Bunun, İran’daki siyasi liderlik ile İran Devrim Muhafızları arasındaki mevcut görüş ayrılıklarından kaynaklandığı ifade edildi.

Görünen o ki İran’daki siyasi liderlikten, Meclis Başkanı ve Dışişleri Bakanı gibi müzakereciler Amerika ile bir anlaşmaya varmaya hazırdı. Ancak İran Devrim Muhafızları böyle bir anlaşmayı reddetti veya taraflar arasında yapılan ilk tur görüşmelerin ardından anlaşmanın maddelerine itiraz etti. Nitekim medya ve sosyal medyada, Devrim Muhafızları’na yakın kişiler tarafından anlaşmayı reddeden ve sert şekilde eleştiren görüşler ortaya çıktı.

Böyle bir durumun varlığı, sistemin yapısında bir hata olduğunu göstermektedir. Zira bu sistem tamamen İslami esaslar üzerine kurulmamış, aksine karma bir yapıdadır. Sistemi yönetenlerin mezhebine göre İslam’dan sayılan unsurlarla İslam’a aykırı olan unsurlar birbirine karıştırılmıştır. Oysa Raşidi Hilafet devletinde halife yetki sahibidir ve ordunun fiilî komutanıdır; savaşı ilan eder veya ateşkesi kabul eder. Devlet içerisinde, düzenli ordunun yanında siyasi liderliğe baskı kurup onu felç eden bir Devrim Muhafızları yapılanması bulunmaz. Aynı şekilde, resmî iç güvenlik güçlerinin yanında insanların üzerinde baskı kuran ve onların hoşnutsuzluğuna, hatta protestolara yol açan “Gönüllü Milisler” gibi paralel yapılar da yer almaz.

  • Trump, ateşkesin sona ermesinin ardından İran ile ateşkesi uzattığını açıkladı

Donald Trump, 22/04/2026 tarihinde İran ile daha önce iki haftalık olarak ilan edilen ateşkesin sona ermesinin ardından ateşkesin uzatıldığını açıkladı. 21/04/2026 tarihinde Amerikan ve İran tarafları arasında yeni müzakerelerin yapılması bekleniyordu. Ancak İran tarafı, baskı altında müzakereyi reddettiğini açıklayarak, İran limanları üzerindeki Amerikan ablukasının kaldırılmasını talep etti.

Trump, 20/04/2026 tarihinde Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, “Gece Yarısı Çekici Operasyonu’nun (2025 yılında Yahudilerle birlikte gerçekleştirdiği saldırı) İran’daki nükleer toz (yani zenginleştirilmiş uranyum) tesislerini tamamen ve kapsamlı bir şekilde yok ettiğini, dolayısıyla bunun yeniden elde edilmesinin uzun ve zor bir süreç olacağını” ifade etti.

Görünen o ki Amerika, hedeflerine müzakereler yoluyla ulaşmayı tercih etmektedir. Zira İran’a karşı Yahudilerle birlikte 40 gün süren saldırısına rağmen, bu hedeflere savaş yoluyla ulaşmanın kolay olmadığını görmüştür. Bu nedenle ateşkesin uzatılması gibi adımlarla bir yumuşama sergilenmekte, aynı zamanda Amerika’nın kendisine teslim edilmesini talep ettiği ve yaklaşık 441 kilogram olan %60 oranında zenginleştirilmiş nükleer maddenin çıkarılmasının zorluğuna da vurgu yapılmaktadır. Bu durum, söz konusu maddenin tesliminin ertelenmesi ve bunun yönteminin belirlenmesi yönünde bir anlaşmaya varılabileceğini; ayrıca Amerika’nın talepleri ile İran’ın reddettiği hususlar arasında orta yol çözümler içeren bir uzlaşma arayışının sürdüğünü göstermektedir.

  • Avrupa Birliği, Yahudi varlığıyla ortaklığın askıya alınmasını reddediyor

Avrupa Birliği dışişleri bakanları, 21/04/2026 tarihinde Lüksemburg’da, uluslararası hukuku sürekli ihlal etmesi nedeniyle Yahudi varlığı ile olan ortaklığı görüşmek üzere bir toplantı gerçekleştirdi. Görüşmelerde, bu varlığın Batı Şeria’daki yerleşimleri genişletmesi, Gazze Şeridi’ndeki insani durum ve Knesset tarafından çıkarılan, Filistinli esirlere idam cezasının uygulanmasına ilişkin Yahudi yasası üzerinde duruldu.

İspanya, Slovenya ve İrlanda, Yahudi varlığı ile yapılan ortaklık anlaşmasının askıya alınmasını talep etti. Ancak Almanya ve İtalya bu talebi reddetti. Bu nedenle söz konusu anlaşma yürürlükte kalmaya devam etmektedir. Zira Avrupa Birliği’nde herhangi bir kararın alınabilmesi için 27 üye devletin tamamının oy birliği gerekmektedir.

Avrupa Birliği’ne üye bazı devletlerin, Yahudi varlığının bazı uygulamalarına yönelik itirazları, bir aldatmaca ve belirli çıkarları elde etme çabasından ibarettir. Bu birlik, Yahudi varlığının varlığını sürdürmesine, korunmasına ve ekonomik ve askerî olarak güçlendirilmesine özen göstermekte; ayrıca ona tüm muamelelerde öncelik tanımaktadır. Bazı üyelerin bu varlığın bazı uygulamalarına itiraz etmesi, bu devletleri ve birliğin tüm üyelerini, bu varlıkla iş birliği yapma, onu destekleme ve Yahudilerin Filistin’in yaklaşık %80’ini gasp etmesini tanıma suçundan aklamaz. Nitekim bu durum, birçok Filistinlinin topraklarından sürülmesi ve onlara her türlü işkencenin uygulanmasıyla birlikte, bu devletlerin ve diğerlerinin, 1948 yılında Amerikan ve Avrupa desteğiyle bu suç örgütünün kurulmasının ilan edilmesinden itibaren devam etmektedir.

Esad Mansur