Soru:

Biz inşaat ve otomotiv işleriyle meşgulüz. Bazen bize şöyle teklifler geliyor: İki ucuz, düşük marka araç verip bir tane iyi, yüksek marka araç istiyorlar ya da iki tane eski daire verip yeni, lüks daire istiyorlar. Biz de cinsleri aynı olduğu için bu şekilde ticarete yanaşmıyoruz. Bilal (r.a.)’ın Peygamber Efendimiz’e ikram ettiği hurmada, iki ölçek ucuz hurmayı bir ölçek iyi hurmayla değiştirdiğinde “tam faiz yapmışsın” hadisindeki tehlikeden korkuyoruz. Bu ticaretler nasıl yapılmalı?

Cevap:

وَاَحَلَّ اللّٰهُ الۡبَيۡعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰوا‌ؕ

 “Oysa alışverişi helal, faizi haram kıldı.” (Bakara 275)

Bu ayetin tefsirinde şöyle yazmıştık:

“Şer’î manada, bir taraf belli bir zamana kadar başka tarafa bir borç verdiğinde, anapara üzerinde fazlalık alınmasıdır. Buna riba/faiz/nema/fayda denir. Yine buna riba-n nesâ/nesia ribası denir. Bu durum her malda ve her parada geçerlidir. Kim borç verdiğinde anapara üzerinde az veya çok bir şey istiyorsa faiz/riba almış olur.

Vadeli veya taksitle bir alışveriş olursa fiyat tespit edilir, ondan sonra bir fazlalık olursa riba sayılır. Yine taksitler faize göre hesaplanırsa ona faiz denir. Banka kredileri faizli olur, bu ise hiç caiz değildir. Dolayısıyla faizle kredi almak kesin olarak haramdır.

Belli bir zamana kadar değil, hâlihazırda belli mallar arasında mübadele yapılırken bir taraf fazlalık istiyorsa buna riba-l fadl/fazl ribası denir. Bu ise her malda geçerli değildir, sadece altı madde için geçerlidir.

Resulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

“الذهب بالذهب والفضة بالفضة والبر بالبر والشعير بالشعير والتمر بالتمر والملح بالملح، مثلا بمثل، سواء بسواء، يدا بيد، فإذا اختلفت هذه الأصناف فبيعوا كيف شئتم إذا كان يدا بيد”

 “Misline misil, ağırlıkları eşit olması ve elden ele teslim edilmesi (şartıyla) altına altın, gümüşe gümüş, buğdaya buğday, arpaya arpa, hurmaya hurma ve tuza tuzu *(satın). Eğer bu sınıflar farklı ise elden ele olması (şartıyla) satın.” [Müslim]

Şöyle de buyurdu:

“الذهب بالذهب تبره وعينه وزنا بوزن، والفضة بالفضة تبره وعينه وزنا بوزن، والملح بالملح، والتمر بالتمر، والبر بالبر والشعير بالشعير، سواء بسواء، مثلا بمثل، فمن زاد أو ازداد فقد أربى”

 “Külçe veya işlenmiş hâlinde altın altınla, külçe veya işlenmiş hâlinde gümüş gümüşle, ağırlıkları birbirine eşit olarak değiştirilir. Tuz tuzla, hurma hurmayla, buğday buğdayla ve arpa arpayla aynı tartıda değiştirilir. Bunlar birbirinden daha fazla verilirse veya alınırsa faiz verilmiş ve alınmış olur.” [Nesai]

Bunun manası, altın altınla veya gümüş gümüşle satılırken aralarında hiç fazlalık olmayacak ve iki taraf hemen satacaklarını birbirlerine teslim edecekler. Keza diğer sınıflar arasında da hiç fark olmayacaktır. Fark alınırsa faiz olur. Para ise altın ve gümüş yerine geçer.

Bilal (r.a.), Resulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e berni adlı hurma getirince Resulullah:

” من أين هذا؟”

 “Bunu nereden getirdin?” diye ona sorunca, Bilal:

“Nebi SallAllahu Aleyhi ve Sellem’i yedirmek üzere bende kötü hurma vardı. Bundan iki ölçeğini (iyi olan) berni hurmadan bir ölçekle değiştirdim.” deyince Resulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem:

” أوّه، أوّه! عين الربا، لا تفعل! ولكن إذا أردت أن تشتي فبع التمر ببيع آخر، ثم اشتره”

 “Eyvah! Eyvah! Bu, ribanın ta kendisidir. Bunu hiç yapma! Fakat böyle alışveriş yapmak istediğin zaman (kötü) hurmayı başka şeyle sat, ondan sonra bunu (iyi hurmayı) satın al.” (Buhari)

Neden sadece bu altı cinste fadl ribası vardır, diğerlerinde yoktur diye sorulmaz. Bu da nesia ribası gibi illetsizdir. Allah ve Resulü hiç illeti göstermediler.

Bu altı cins Kur’an’da geçmedi diye biri sorarsa, ona Sünnet’te geçti deriz. Sünnet Allah’ın vahyidir. Necm Suresi’nin ilk ayetlerinde geçtiği gibi; Resulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem, hâşâ, heva ve hevesinden konuşmaz. O’nun konuştuğu ancak vahiydir, kendisine vahyedilir. Biri Müslüman olunca bunu alır. Ancak Müslüman olmayan, Sünnet’i reddeder; bununla ilgili Kur’an’ın muhkem ayetlerini inkâr etmiş olur. Yahudilerin yaptıkları gibi, onlar kitaplarıyla nasıl oynadılarsa bunlar da Kur’an’la oynamaya başladılar.”

Sonuç olarak, bu altı sınıf maldan başka mallarda fazlalıkla takas yapılabilir.

Soruda geçen “iki ucuz, düşük marka araç verip bir tane iyi, yüksek marka araç istiyorlar ya da iki tane eski daire verip yeni, lüks daire istiyorlar” ibaresinde geçen bu alışveriş caizdir, riba sayılmaz.

“Bilal (r.a.)’ın Peygamber Efendimiz’e ikram ettiği hurmada, iki ölçek ucuz hurmayı bir ölçek iyi hurmayla değiştirdiğinde ‘tam faiz yapmışsın’ hadisi” yukarıda gösterdiğimiz gibi buna intibak etmez. Çünkü hurma ribal-fadl’a dâhildir. O altı sınıftan bir tanesidir. Hurmayla hurma alışverişinde misline misil olmalıdır veya iki ayrı alışveriş anlaşması yapılmalıdır.

Ama “iki ucuz, düşük marka araç verip bir tane iyi, yüksek marka araç” ya da “iki tane eski daire verip yeni, lüks daire” bu altı sınıfa dâhil olmadığı için caizdir.

Hazır satışta bu altı cins dışında her aynı tür malda fazlalık olabilir. Fakat ileri bir tarihte ödenecekse faiz olur, hiç caiz değildir. Nesia ribasına dâhil olur. Hemen iki taraf malları teslim etmelidir. “Bugün iyi araba veya güzel ev veriyorum, karşılık olarak yarın ya da bir hafta veya bir ay sonra iki araba sana vereceğim” derse faize girer, caiz değildir.

Aynen altı cins arasındaki alışveriş de hemen teslim olmalıdır. Yukarıda “Misline misil, ağırlıkları eşit olması ve elden ele teslim edilmesi (şartıyla) altına altın…” Resulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in dediğine göre olmalıdır.

İşte bu konularda zaman büyük rol oynar: Peşin ise hemen ödenmelidir. Eğer taksitle veya vadeli olursa zamanı gelince, başta tespit edilen borç ödenmelidir. Eğer adam borcunu ödeyemezse ona karşı sabredilir, fakat üstüne bir şey eklenmez. Hazır satışlarda o altı mal arasında takas olunca misline misil olmalı ve hemen malları birbirlerine teslim etmelidirler. Eğer o altı sınıf dışında takas olacaksa fazlalık olabilir, fakat hemen malları birbirlerine teslim edecekler.

Esad Mansur