Taraflar, Amerika ve Başkanının Kendilerine Yardım ve Teşekkür Etmesinden Dolayı Gurur Duyuyorlar.

Haber:
#Reuters haber ajansı, 28/10/2019 tarihinde Irak güvenlik kaynaklarından, “#Irak istihbarat ekiplerinin #IŞID lideri Bağdadi’ye ulaşmaya yardımcı olan değerli bilgileri edindiğini ve kendilerinin de ayrıntıları #CIA‘ye aktardıklarını” belirtti. Ayrıca ajans, Cumhurbaşkanı #Erdoğan’ın önde gelen yardımcılarından olan #FahrettinAltun’un şu sözlerini aktardı: “#Türkiye Cumhuriyeti olarak #NATO müttefikimiz ABD’nin eli kanlı bir teröristi adalete teslim etme çabalarına destek olmaktan memnuniyet duyduk… Türkiye, bundan sonra da terörün her türlüsüyle mücadele etmek için #ABD ve diğer ülkelerle yakın iş birliğini sürdürecektir.” Suriye Demokratik Güçlerinin (#SDG) komutanı #MazlumAbdi, Twitter hesabı üzerinden Amerika ve ağırlıklı olarak da #YPG birimlerinin süreci hakkında bir tweet atarak şöyle dedi: “#Amerika Birleşik Devletleri ile ortak istihbarat çalışması sonucunda başarılı bir operasyon.”
#Trump, #Bağdadi‘nin öldürülmesinde ülkesine yardım eden taraflara teşekkür etti ve şöyle dedi: “#Rusya, Türkiye, Suriye ve Irak başta olmak üzere birçok ülkeye teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca bu çok tehlikeli görevde bize verdikleri destekten dolayı Suriye Kürtlerine de teşekkür etmek istiyorum.”

Yorum:
Bölgedeki bu taraflar, içeride düşmüş olduğu çıkmazdan kurtulmak için fırsatlar arayan Amerika ve Başkanına hizmet etmek için yarışıyor. Zira ülkesindeki rakipleri Trump’ı izole etmeye çalışıyor ve aynı zamanda partisinin eleştirilerine de maruz kalıyor. Bu yüzden ABD başkanlık seçimlerinde başarı şansını artırmak istiyor.
ABD başkanının #Suriye rejimine teşekkür etmesi çekici olup bu da Erdoğanlı Türkiye, #İran, Irak ve Amerika’nın Suriye’ye girmeye zorladığı günden beri Amerika’ya yardım etmeye devam eden Rusya ile birlikte Kürt milliyetçi örgütleri gibi bu rejimin de Amerika ile işbirliği yaptığını, onunla iletişimi sürdürdüğünü ve ona hizmet ettiğini kanıtlamaktadır.
Bölgedeki Müslümanlara bağlı olan bu taraflar da zerre kadar haya, izzet ve onur olmuş olsaydı bunları yapmazlardı. Bunların zerre kadar Allah’tan korktuklarını söyleyemeyiz. Çünkü Şeytan onları etkisi altına aldı, onun partisinden oldular ve Şeytan da onları Allah’ı anmaktan uzaklaştırdı. Bu taraflar, dahili bir yabancı hazırlamıyoruz ve içerideki düşmanımızın öldürülmesine yardım da etmiyoruz, bilakis onunla hesaplaşmak istiyoruz dediler. Bu yabancı, sıradan bir yabancı değil, dahası vahşi bir sömürgecidir. Dolayısıyla yardım etmek ve sonra da Atlantik ötesiden geldiği yere geri dönmek için gelmez. Ancak yardım isteyenlerin üzerine çöreklenmek, sahip olduğu şeyleri çalmak, onu ayaklarının altına alıp küçük düşürmek, onun hedefleriyle dalga geçmek ve servetlerini yağmalamak için herhangi bir yardım talebini istismar eder. Mesela Kuveyt, 1991 yılında #Saddam’a karşı Amerika’ya yarım etti ama Amerika onun üzerine çöreklenerek oradan çıkmadı. Ayrıca Türkiye, 1950‘lerin başlarında Sovyetler Birliği’ne karşı Amerika’ya yardım etti ama Amerika burada büyük üsler kurdu ve buradan çıkmadı ve tüm İslam ülkelerine saldırmak için Türkiye‘yi kullandı. Yine Irak rejimi de 2014 yılında IŞİD’e karşı Amerika’ya yardım etti. Bunun üzerine Amerika gelerek onun varlığını güçlendirdi ve onun için daha önce görülmemiş bir şekilde üsler kurdu. Düşmanlara yardım etmeyi düşünenlerin hali, bizzat onların kara kaşları kara gözleri için yardımda bulunup sonra da geri döneceğini sananların hali gibidir! Nitekim onların kendilerini kontrol ettiklerini ve ayakları altına aldıklarını görünce, Trump’ın Suudilere şayet Amerika olmasaydı iki hafta dahi iktidarda kalamazdınız dilediğinde bulunduğu gibi onlara dilekte bulunuyorlar!
Ancak Müslümanlara ait olan bu taraflar, kafirler ve düşmanlarla dostluk kurmaktan hiç haya etmiyorlar. Dolayısıyla günahları işlemekten ve ihanet etmekten haya etmeyenler, yaptıklarını haklı görürler ve bunların iyi olduğunu düşünürler. Bu nedenle bunlar hakkında Allah’ın Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
إِذَا لَمْ تَسْتَحْيِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
“Haya etmiyorsan dilediğini yap.”
Dahası onlar, çok ileri gittiler, düşmanlarının müttefiki ve ortakları olmakla övündüler. Aynen #Medine’deki Münafıklar da kafirleri gizlice dost edinerek haddi aşmışlar ve bu yüzden de Allah bu hususta onları uyarmıştı. Zira onlar, iman elbisesinin altına gizlenmişlerdi. Bundan dolayıdır ki hitap, onları da kapsasın diye tüm Müslümanlara yönelik genel olarak gelmiş, kafirleri dost edinenleri çok şiddetli bir şekilde uyarmış, kafirlerle ittifak edenlerin, onlara yardım edenlerin ve onlarla ortaklık edenlerin müminlerden değil de onlar gibi ve zalimlerden olduğunu söylemiştir. Zira Azze ve Celle şöyle buyurmuştur:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
“Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse o onlardandır. Allah zalimler topluluğunu doğru yola eriştirmez.” [#Maide-51]
Bu işi yapanlar, koruma ve yardım etmede bizzat kendi çıkarlarını düşünerek sadece kendi nefislerini ve kalplerini hoşnut etmeye çalışanlar olup bu yapmış olduklarından dolayı da pişman olacaklardır. Zira burunları yerlere sürünmesine rağmen Allah müminlere yardım edecektir. Nitekim Subhanehu ve Teala, şöyle buyurmuştur:
فَتَرَى الَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يُسَارِعُونَ فِيهِمْ يَقُولُونَ نَخْشَى أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٌ فَعَسَى اللّهُ أَن يَأْتِيَ بِالْفَتْحِ أَوْ أَمْرٍ مِّنْ عِندِهِ فَيُصْبِحُواْ عَلَى مَا أَسَرُّواْ فِي أَنْفُسِهِمْ نَادِمِينَ
“Kalplerinde hastalık bulunanların: “Başımıza bir felâketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih, yahut katından bir emir getirecek de onlar, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır.” [Maide-52]
Onlar Amerika ve diğer İslam düşmanlarına dalkavukluk ediyorlar ve şeref elde etmek için onların yanında bir konum arıyorlar. Oysa onlar aşağılık kimselerdir. Zira Allahu Teala, şöyle buyurmuştur:
بَشِّرِ الْمُنَافِقِينَ بِأَنَّ لَهُمْ عَذَاباً أَلِيماً الَّذِينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاء مِن دُونِ الْمُؤْمِنِينَ أَيَبْتَغُونَ عِندَهُمُ الْعِزَّةَ فَإِنَّ العِزَّةَ لِلّهِ جَمِيعاً
“Münafıklara, kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele! Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinenlerdir. Onların yanında şeref mi arıyorlar? Oysa şeref tümüyle Allah’a aittir.” [Nisa-138-139]

Esad Mansur